Sanat Konuşmaları: Didem Erbaş & Kaya Genç28.02.2024 Bilsart, Didem Erbaş’ın “Solgun Ateşler” isimli sergisine 28 Şubat – 9 Mart 2024 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. 1977 yılında Pier Paolini Pasolini “L’articolo delle lucciole” başlıklı metninde, kendi ülkesindeki iktidar boşluğunu ateş böceklerinin yapay ışıklar ve çevresel faktörler sebebiyle yok oluşuna benzetir. Pasolini’nin bahsettiği bu boşluk, sol kesimin iktidar tarafından sindirilip silinmesi/yok olmasıyla oluşmuştur. Pasoli’nin yazdığı makale ve Georges Didi- Huberman’ın “Survivance des lucioles” adlı kitabından esinle hazırlamış olduğum bu sergi, göç, politika, iktidar ilişkileri, insansız hava araçları ve savaş stratejileri üzerine çalıştığım bir sürecin parçasıdır. Bu sergide ateş böceği soyut formlar halinde kendi ülkemdeki iktidar boşluğunu temsilen yer alır ve sergideki formlar ve videodaki elemanlar, canlı ile canlı olmayan, yapay ile doğal olan arasındaki ilişkileri sorgulanmayı amaçlamaktadır. “Faşizm günlerinde direnmek, geceyi ışıltılı sinyallerle aydınlatmaktı, ateş böcekleri misali.” “Ateş böcekleri tamamen kayıp mı oldu yoksa her şeye rağmen hayattalar mı?” Yerde bulunan enstalasyon, duvardaki resimler ve video birbirine bağlı çalışan üç ayrı iş. Enstalasyondaki formların her ne kadar çıkış noktası Paris’e geldiğim ilk haftalarda aldığım birkaç gravür ve nesnelerle başlayan bir süreç olsa da, bir şekilde bu formlar videodaki canlıları (kurtçukları) da anımsatan formlar haline geldi. Bulduğum gravürlerle birlikte Paris’te gördüğüm mimari yapılardan çıkan boru, metal parçaları ve buna benzer mimari çıkıntılar objelerin oluşmasında ilham oldular. Oluşan nesneler latex, paper mache, seramik hamuru, wax, silikon, parafin, toz boya, poliüretan köpük, tel gibi çeşitli malzemelerden oluşuyor. Formlar aynı zamanda bir hayvanın ya da insanın arkeolojik kazılarda bulunan kemik vb. belirsiz figürlerini de anımsatmayı amaçlıyor. Duvardaki resimler gül ve gelincik çiçeklerinden elde ett...