Sanat Konuşması: Olgaç Bozalp & Meriç Canatan12.03.2025 Bilsart, Olgaç Bozalp’in “Karnıbahar” isimli sergisine 12 Mart – 5 Nisan 2025 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Babamla olan ilişkim karmaşık ve değişken bir süreçten geçti. Profesyonel anlamda birlikte çalışmış olsak da, kişisel dinamiğimiz hayatım boyunca zorlu oldu. Farklı karakterlere sahip olmamız, özellikle erken yaşlarda sık sık anlaşmazlık yaşamamıza neden oldu ve ondan yeterince takdir görmediğimi hissetmem, kendimi kanıtlama arzusunu körükledi. Tüm bu çatışmalara rağmen, her zaman onun benzersiz bakış açısını takdir ettim. Çocukça bir coşkusu var; geçmişe ya da geleceğe takılmadan anı yaşayabiliyor. Neşeli doğası ve başkalarına mutluluk verme isteği tartışılmaz. İlk başta bu niteliklerini gölgede bırakan öfkeme rağmen, zamanla onların değerini anlamaya başladım. 70’ten fazla ülkeye seyahat etmiş olması, dünyaya olan merakımı özellikle besleyen bir ilham kaynağı oldu. 2016 yılında, finansal olarak zorlandığım bir dönemde, beni Ürdün’e bir geziye davet etti ve masrafları karşılamayı teklif etti. Bu yolculuk, aramızdaki mesafeyi kapatma fırsatı sundu; hem onun işimi daha iyi anlamasını sağladı hem de kendini özgürce ifade edebilmesi için bir alan açtı—bu, ekonomik kısıtlamalar nedeniyle çoğu zaman yapamadığı bir şeydi. Bu yolculuk, hem fotoğraf açısından hem de kişisel olarak başarılı oldu. Londra’ya döndüğümde, kariyerimde önemli bir karar aldım: Moda fotoğrafçılığına odaklanmak yerine, babamı belgelemeye yöneldim. İlginç bir şekilde, yıllarca arzuladığım olumlu geri dönüşü bu yeni yönelimle aldım. Sürekli eleştirdiğim kişi, mesleki atılımımın kaynağı haline gelmişti. Bu farkındalık hem tatmin edici hem de kafa karıştırıcıydı. Birlikte seyahat etmeye devam ettik ve zamanla, çalışmalarımda onun imgesi merkezi bir yer tutmaya başladı. Ancak bu noktada kendime şu soruyu sormaya başladım: Gerçekten onu mu kutluyordum, yoksa hâlâ onun takdirini kazanma ihtiyacı mı beni yönlendiriyordu? Sonund...