Sanat Konuşmaları: Mimiko & Süreyyya Evren05.02.2020 Bilsart, 5 Şubat – 15 Şubat tarihleri arasında Mimiko’nun (Gözde Mimiko Türkkan) “Sedüksiyon” isimli solo sergisine ev sahipliği yapıyor. Geleneksel cinsiyet algısı ve tanımları —yavaş ama emin adımlarla— kadın-erkek polaritesinin çok daha ötesini kapsayacak şekilde dönüşmekte. Artık cinsiyet, doğumda atanan cinsiyetin, cinsiyet kimliğinin ve ifadesinin (kişinin kendini nasıl hissettiği ve ifade etmeyi seçtiği), sosyal ve yasal statü (beklentiler, görevler, yasaklar ve tabular) ve kişinin cinsel yöneliminin (cinsel ve duygusal olarak çekici bulunan taraf) akışkan bir birleşimi olarak tanımlanmakta ve bu geniş yelpazenin varlığı giderek daha görünür hale gelmekte. Bu sırada, baştan çıkarıcı içerik yönünden yüklü ana akım eğlence şovları geçmişte kalmış ve de kalıplaşmış kadın, erkek ve transseksüel rollerini sahnelemeye devam ediyor gibi görünüyor. Hem kadın hem de erkek (biyolojik veya algıdaki) bedenlerin performansları ve hareket kalıpları, ya karşı konulmaz baştan çıkarıcı kadına ya da onun taklidine işaret ediyor. Bu yönüyle tüm şov, kadın olarak algılanan ve / veya kendini kadın olarak tanımlayan bireylere doğru cinsel yönelimi olan seyirciye yönelik gibi. Kadın-erkek polaritesi tarafından, çiftler ya da büyük kurumsal veya sosyal gruplar halinde birlikte izlenebilecek kadar ‘münasip’ olan bir gösteriye göre, erkeklere (biyolojik, görünüşe göre veya kendi kendini tanımlayan) cinsel yönelimi olan bireyler açısından baştan çıkarıcı ve teşvik edici bedenlerin eksik olduğu söylenebilir. Tek istisna, aşırı derecede kaslı görünen —sosyal olarak inşa edilen ve küresel olarak ‘cis-erkek’ler için bir rol modeli olarak vurgulanan— bir beden tarafından, bir kadın bekarlığa veda partisinin parçası olarak gerçekleştirilen muğlak kostüm ve hareket kalıplarının teşhiridir. Bu durum, aklımdaki durgun pek çok soruyu uyandırdı: Neden müstakbel gelin ve arkadaşları için bir performans ortaya koyan ‘viril’ stereotipl...