Sanat Konuşmaları: Furkan Akhan & Fatih Özgüven04.12.2018 Bilsart, 4 Aralık – 29 Aralık tarihleri arasında, küratörlüğünü Fatih Özgüven’in üstlendiği “Kıpırdayan Resimler” adlı grup sergisine ev sahipliği yapıyor. Sinemaya ‘Kıpırdayan Resimler’ demek adettendir. Sinemada görüntünün ‘kıpırdayan’ kısmı büyüleyicidir ama beni işin ‘resim’ kısmı da her zaman çok ilgilendirdi. Çerçevenin ya da kameranın hareketinin içerdiği formların ressamca düzenlenmesi; simetri- asimetri, denge- dengesizlik, ağırlık duygusu- hafiflik duygusu; ressam gibi davranmanın sinemasal ve sinema öncesi yolları, imkanları… Bilsart’ın daveti üzerine hazırladığım, 2018 Aralık ayı boyunca sürecek üç sanatçılı program bunu tersten yapıyor ama aynı kapıya çıkıyor aslında. Burada, sevdiğim ve video ile de uğraşmayı seven ressamlar kendi resimsel dünyalarının imgelerini kıpırdatmaya davet ediliyorlar. İlki Furkan Akhan, işlerinde eşyanın, daha özelde giysilerin, çamaşırların ya da ayakkabıların tekbaşlarına duruşları ya da yanyana, bir arada, üstüste dizilişleri yolu ile bir toplumsal aidiyet duygusu uyandırıyor. İmgelerini kıpırdatınca ortaya bir çeşit cinema verite çıktı. Muhtemel bir video işi için fikirlerinden birisi ailesi ile birlikte oturmakta olduğu Bayrampaşa, Cevatpaşa Mahallesi’nin otoyola bakan kısmındaki yamaçta arkadaşlarıyla içki içip konuştukları akşamlardan birini filme çekmekti. Onun Çayır Palas adlı video işinde Pasolini’nin ilk filmlerinden Zeki Demirkubuz’a uzanan bir tad bulabilirsiniz. Çayır Palas ortak paydada oluşturulan-yaratılan bir alan. Gün içerisinde var olmanın zorunlu kıldığı temsil etme biçimlerimiz ve temsile dönüşme hallerimizin tersine kendin olabilme ihtimali. Gün içerisinde giydirilen kimlikler ile arasına karıştığımız kalabalıklara bir mesafe koyabilme. Kendini o mesafe ile ortaya çıkarabilme. Bir öteki. Yanından hızla geçtiğimiz mahallelerin içerisinde durağan bir nokta. O ötekinin veya jenerasyonun kendi düşüncesi, ideolojisi, yalanı veya kahkahasıyla ...