Sanat Konuşmaları: Mert Öztekin & Fatih Özgüven13.12.2018 Bilsart, 4 Aralık – 29 Aralık tarihleri arasında, küratörlüğünü Fatih Özgüven’in üstlendiği “Kıpırdayan Resimler” adlı grup sergisine ev sahipliği yapıyor. Sinemaya ‘Kıpırdayan Resimler’ demek adettendir. Sinemada görüntünün ‘kıpırdayan’ kısmı büyüleyicidir ama beni işin ‘resim’ kısmı da her zaman çok ilgilendirdi. Çerçevenin ya da kameranın hareketinin içerdiği formların ressamca düzenlenmesi; simetri- asimetri, denge- dengesizlik, ağırlık duygusu- hafiflik duygusu; ressam gibi davranmanın sinemasal ve sinema öncesi yolları, imkanları… Bilsart’ın daveti üzerine hazırladığım, 2018 Aralık ayı boyunca sürecek üç sanatçılı program bunu tersten yapıyor ama aynı kapıya çıkıyor aslında. Burada, sevdiğim ve video ile de uğraşmayı seven ressamlar kendi resimsel dünyalarının imgelerini kıpırdatmaya davet ediliyorlar. Mert Öztekin’in portreleri – ki aslında nesnelerin resimlerini yaparken de onların portrelerini yapıyordur – Twin Peaks dizisinde aniden çekmece tokmağına dönüşen ya da onun içine çekilip orada kalan kıza benzerler. Atılmamış bir çığlık, önü ya da sonu olmayan hareketin bir aşamasında nedensizce dona kalmışlık bu portrelerde tekinsizliğin esasıdır. Kıpırdayan Resimler dizisinin ‘Hop On – Hop Off’ dilimi için yaptığı animasyonlar, harekete başvurmak suretiyle bu belirsizliği ortadan kaldıracak sanabilirsiniz, ama aslında tam da tersini yapmaktalar. Tekinsizliği arttırmak. Bunlar, sergi mekanında onun öbür işlerine destek çıkan bir takviye grubuyla, küçük seramik figürleri ile birlikte yer alacaklar. Önce keçeli kalemle çekilmiş bir çizginin üzerine biraz su döküldü ve mürekkep üst üste duran kağıt katmanları boyunca aşağıya indi. Sonra alt katmanlar için yüzeyde çalışmalar başladı. Bütün katmanlar kendilerini zaman dilimlerine pay edilmiş olarak buldular ve hareket başladı! Sergiler; Geçersiz Sebep / Yeterli Neden – Galeri Non (2009) , 450 Milyon Yıllık Arkadaşlık – Hafriyat Karaköy (2009), Nisan ...