Sanat Konuşmaları: Sinan Logie & Fatih Özgüven22.12.2018 Bilsart, 4 Aralık – 29 Aralık tarihleri arasında, küratörlüğünü Fatih Özgüven’in üstlendiği “Kıpırdayan Resimler” adlı grup sergisine ev sahipliği yapıyor. Sinemaya ‘Kıpırdayan Resimler’ demek adettendir. Sinemada görüntünün ‘kıpırdayan’ kısmı büyüleyicidir ama beni işin ‘resim’ kısmı da her zaman çok ilgilendirdi. Çerçevenin ya da kameranın hareketinin içerdiği formların ressamca düzenlenmesi; simetri- asimetri, denge- dengesizlik, ağırlık duygusu- hafiflik duygusu; ressam gibi davranmanın sinemasal ve sinema öncesi yolları, imkanları… Bilsart’ın daveti üzerine hazırladığım, 2018 Aralık ayı boyunca sürecek üç sanatçılı program bunu tersten yapıyor ama aynı kapıya çıkıyor aslında. Burada, sevdiğim ve video ile de uğraşmayı seven ressamlar kendi resimsel dünyalarının imgelerini kıpırdatmaya davet ediliyorlar. En büyük hayallerimden biri çocukluğumun efsane sergi mekanı Maçka Sanat Galerisi’ni zamanda dondurmak ve – bir anlamda – anıtlaştırmaktı. Chantal Akerman’ın kamerasıyla Hotel Monterey’in boş odalarında gezinmesi, Michael Snow’un boş mekana bir övgü olan Wavelength/ Dalga Uzunluğu filmi, Bachelard’ın Mekanın Poetikası, Tanizaki Jun’ichiro’nun Gölgeye Övgü’sü de beni daima cezbetmiştir. Fikrimi Sinan Logie’ye açtım. Hemen anladı. İnsan daha ne ister? Osmanlı döneminde, Atina’da Partenon’un içine bir camii inşa edilir. Eski tapınağın doğu-batı ekseni ile Osmalı ibadethanesinin kibleye yönlenen kütlesi arasında, mimarlık tarihinin en güzel gerilimlerinden biri ortaya çıkar. Sinan Logie’nin ‘’Mabedin İçinde Mabed’’ video yerleṣtirmesi, 40 yıl boyunca İstanbul’un en ilerici sanat mekanlarından biri olan Maçka Sanat Galersini, Bilsart’ın içinde tekrar canlandırıyor. Eser, mimarlık tarihi ile sanat tarihine mekansal ve ontolojik bir yaklaṣım sunuyor. Sinan Logie, 1998’de Brüksel Özgür Üniversitesi Victor Horta Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. İlk mimari deneyimlerini Belçika’nın en ilerici ofisleri ara...