“Hiçbir şey, doğaya dostluktan daha uygun değildir” der Cicero. Gerçekten de zahmetsizce gelişen, büyüyen, ancak çabayla derinleşen ve devam edebilen dostluğun, yaşamın her evresinde dönüştürücü bir özelliği vardır. Özellikle yetişkinlik döneminde; karakterimizin, yaşam biçimimizin ve hayata bakışımızın şekillendiği, oturduğu, belirli bir amaç doğrultusunda ilerlediğimiz dönemlerde hayatımıza girerek fikirlerini paylaşan, kendimizi kaygısızca aktarabildiğimiz yeni dostlar daha da büyük önem taşır. Eğer dostlarımız aynı zamanda meslektaşımızsa; benzer kaygılar, hayaller veya ideallerle hayatımıza eşlik ediyorlarsa, bu bağlar aynı zamanda profesyonel bir zeminde de bizi dönüştürerek yaptığımız işi geliştiren bir alış-veriş ilişkisine evrilir.