Varoluşumuzun anlamı küçük bir kuşun ölü bedeninde somutlaşabilir mi? Kırılganlığımız, üst üste konmuş kayaların dengesinde anlatılabilir mi? Buruşmuş bir kumaş; üzerimize atılmış, kurtulamadığımız ağı betimleyebilir mi? Temel meselemiz hayatta kalmak. Ama nasıl? Çağla Köseoğulları ilk sergisinde odağını kente, kente göç eden bireylere ve onların arkada bıraktıklarına yöneltmişti; bu ikinci sergisinde...